Ben

Ben Figen Kunt. 7 Ekim 1967′de İzmir’de doğdum. İki katlı, pembe panjurlu, kutu gibi bir evde. O evden aklımda kalan en güzel anı; Balkan göçmeni, ufacık tefecik, güzeller güzeli babaannemin yetiştirdiği envai çeşit, rengârenk çiçeklerdir. Selanik Karaferye’deki evini yaşatmaya çalışıyordu o mini minnacık çatı katında.
İlkokula başlayacağım sene anne ve babamın öğretmenlik yaptıkları okullara yakın olduğu için Güzelyalı’ya taşındık. İlkokuldan, üniversiteye kadar olan süreç Güzelyalı’da geçti böylece.
Çocukluğumdan beri oturup hikâyeler yazar, sonra da bunları aile fertleri önünde canlandırırdım. Ta o zamandan insanların önünde olmayı, onlara bir şeyler anlatmayı, kendimi ifade etmeyi ve sahneyi her zaman sevdim. Babam evlatlıktan reddedeceğini söylemese belki şu an ünlü bir tiyatro sanatçısıydım. Bu konuda mücadele verememiş olmak hayatımda pişmanlık duyduğum tek gerçektir. Böylece tiyatro benim her daim kalbimi titreten ve hiç bir zaman unutamadığım ilk aşkım oldu. İkincisi de Turizm.
1982 yılından beri turizmin içindeyim. Annemle, babamın öğretmenlikten emekli olup turizmci olmaya karar vermeleri ve Çeşme’de pansiyonumuzu açmamızla birlikte benim turizm serüvenim başlamış oldu. Küçük otellerde santralist, rezervasyon memurluğu, halkla ilişkiler sorumlusu ve Turizm bakanlığına girmeden öncede profesyonel turist rehberliği ile devam etti. Bakanlıkta çalışmaya başlamamla birlikte, turizmin yanına bir de Eğitim sevdası eklendi. Esasen “Eğitim Fakültesi” mezunu olduğum için de bu iş bana hep zevk verdi.
Körün istediği bir göz Allah vermiş üç göz! Hem turizm, hem eğitimle ilgileniyorum, üstelik hep sahnelerdeyim. İnsanlarla bilgilerimi paylaşmak, onlara faydalı olabilmek veee alkış almak. Zannedersem hoşuma gidiyor.
Kişisel gelişim ve Psikoloji. Bunlar merak saldığım konular; bir de son dört senedir Yaratıcı Drama. İki senedir “Çağdaş Drama Derneği” ne üyeyim.
1991 yılından bu yana Turizm Bakanlığında, “Eğiticilerin Eğitimi”, “Sosyal Davranışlar”, “İletişim”,  “Yabancı Dil Öğretim Teknikleri”, “Beden Dili” ve “Etkili Sunum Teknikleri” konularında seminerler veriyorum. Türkiye’de mesleğini icra edebilen ve işini gerçekten severek yapan bir insan olarak oldukça şanslı olduğumu düşünüyorum.
Gelelim hayatta yaptığım en güzel ve anlamlı uğraşa; oğlum Attila. Hayattaki en büyük zenginliğim, en kutsal sevdam. Tabii iki senedir bizimle birlikte yaşayan, en genç aile bireyimiz, sevgili kedimiz Cipsiyi de unutmamak gerekir. Bizim neşe kaynağımız, sessiz dostumuz.

Sevgi gibi bilgi de paylaşıldıkça çoğalır. “Kişisel Gelişim” konularıyla ilgilenip, benimle iletişim kurmak isteyenlerle bilgi ve tecrübelerimi seve seve paylaşabilirim.

Yorum (0)

Yorumlara Kapalı.